Dirhem ve Dinar

19 Mart 2014
431 Kez Görüntülendi.

Tkp Defne Belediye Başkan Adayı : Sevra BAKLACI

tkp-defne-adayi-sevra-baklaci

1-Bölgemizin genç bir adayı olarak kendinizi tanıtır mısınız?

1983 Hatay doğumluyum. Gaziantep Üniversitesi eğitim Fakültesi, Sosyal Bilgiler Öğretmenliği mezunuyum (2007). 2011 Yılında Arapça eğitimi almak için Suriye’ye (Şam’a) gittim. Önce Suriye’nin resmi haber ajansı SANA’da çevirmen olarak çalışmaya başladım. Bir süre sonra Suriye Devlet Radyo ve Televizyonunda da spikerlik yapmaya başladım. Sol Gazetesinde Suriye’yi, karşı karşıya kaldığı savaşı anlatan yazılar yazdım. Birkaç aydır Türkiye’deyim.

2-TKP Defne yerel seçim çalışmalarında Suriye meselesini öne çıkarıyor. TKP’den aday olmanızda partinizin Suriye meselesine yaklaşımı etkili oldu mu?

. Suriye’de kirli bir savaş ve Hatay’da kaderini neredeyse Suriye’nin kaderine bağlamış bir halk var. Ben bu savaş sürecinde oradaydım. İnsanlar beni oradan biliyor, tanıyor. Ve bunu insanlar ön plana çıkartıyor. Seçim çalışmalarında Defne için yapacaklarımızı anlatırken “Defne’yi bırakın, bize Suriye’den bahsedin” diyen insanlar var. Evet, TKP’den aday olmamda Suriye meselesi tek başına bir kıstas değildi ama Suriye meselesi benim için çok önemliydi. TKP Suriye konusunda hiç eveleyip gevelemeden net bir tutum almasaydı, ben TKP’den aday olmazdım.

3-TKP Türkiye’nin en eski partilerden biri hatta CHP’den bile eski ama Defne ilçesinde örgütlülüğü çok yeni bu durum sizin seçim çalışmanızı nasıl etkiliyor?

Sanırım bir yanlışı düzelterek başlamamız gerekiyor, TKP’nin Defne ilçesinde örgütlülüğü çok yeni sayılmaz. Aslında bölgede emperyalizm eliyle ve AKP destekli bir savaş başladığından itibaren, TKP’liler Antakya’da bir mücadele yürütmeye başladılar. Daha öncede bu bölgede çeşitli çalışmalar yürüten TKP, savaşın başlaması ile birlikte Suriye Halkı’nın ve Antakya’lıların yanında olabilmek için olanaklarını seferber etti. Geçtiğimiz senelerde TKP’nin düzenlediği Barış konferansları, İlkay Akkaya ve Hilmi Yarayı’cının katılımı ile gerçekleştirdiğimiz kapalı spor salonu etkinliğimiz, ardından Doğuş Okulları önünde yapılan yurtiçinden ve yurtdışından onlarca konuğun katılım gösterdiği 28 Nisan Büyük Barış Şenliği, bizim Antakya halkı ile birlikte örgütlediğimiz başlıklardı. Şimdi bu örgütlülüğü seçim çalışmalarına aktarıyoruz ve Suriye’de savaşa hayır diyen Defne halkı ile birlikte mücadele yürütüyoruz. Bu açıdan seçim çalışmalarında örgütlülük başlığında hiç bir zorluk yaşamıyoruz, aksine çok büyük bir örgütlülüğe sahip olduğumuzu görmüş olduk. Bu çok sevindirici bir durum. Sadece TKP ve Sevra Baklacı için değil, Defne halkının örgütlü duruşu zaten bizim en önemsediğimiz noktalardan bir tanesi, bunun Sevra Baklacı’da somutlanmış olması ayrıca benim için çok büyük bir mutluluk oldu.

4-Savaş karşıtlığı bazen düpedüz Esad taraftarlığına dönüşüyor. Komünist olduğunu söyleyen bir partinin Marksizm külliyatını bir yana bırakıp ABD değil de, Rusya ve Çin gibi öteki emperyalistlerin desteklediği Esad’a taraf olması Partinizin dönemsel bir politikası mıdır?

Bugün Suriye’de Esad liderliğinde emperyalizme karşı direnen bir halk var. Bugün Suriye’de emperyalistlerin beslediği El Kaide ve bağlantılı grupların vahşice katlettiği bir halk var. Savaş karşıtlığının Esad taraftarlığına dönüşüp dönüşmeyeceğini endişesiyle net bir tavır alamayan, eveleyip geveleyerek iki yüzlü davrananlar ABD ve emperyalizmin ekmeğine yağ sürenlerdir. Biz “Komünist olduğunu söyleyen bir parti” değil “Komünist Parti”yiz ve bu Suriye konusundaki bu tavrımız Marksizm külliyatını bir yana bırakmak değil tam da onun gerektirdiği şekilde hareket etmektir. O yüzden dönemsel değil bütünsel bir politikadır bu. Ek olarak sorduğunuz soruya 3 yıldır emperyal bir saldırı altında olan Suriye’de savaşın acımasızlığını, insanlar üzerindeki psikolojik yıkımını gözlerimle gören, onlarla yaşayan biri olarak kendi adıma da şunu söylemek istiyorum. Bu savaşta Dünyadaki öteki Komünist Partiler gibi El Kaide’ye karşı Suriye halkının yanında durmak, bu konuda net bir tutum almak “Esadçılık” ise bana “Esadçı” denmesinden bir rahatsızlık duymam.

5-Seçim kampanyanızı son hızla sürdürüyorsunuz. Kampanya süresince Defne halkının size tepkisi nasıl oluyor. Defne halkının temel talepleri nelerdir.Kısaca halk sizden ne istiyor.?

Seçim çalışmalarımız yoğun bir şekilde sürüyor. Çok iyi şeyler hak eden ama bugüne kadar pek hizmet görememiş bir halk var. Defne halkının belediyecilik anlamında çok masum, gerçekleştirilmesi hiç te zor olmayan ancak bugüne kadar gerçekleşmeyen talepleri var. Bir de gittiğimiz her yerde “çok çalışın, daha çok görünün, kendinizi daha çok tanıtın” diyen insanlar oluyor.

6-Yerel iktidar olmanız halinde öncelikli projeleriniz neler olacak?

Bizim en büyük projemiz halkımızın artık hakettiği değeri kazanmasıdır. Ve kendi iradesini göstermesidir. Ben bu yüzden Suriye’den döndüm, bu yüzden aday oldum. Çünkü bende bir Defne’liyim ve artık her fırsatta bizi ötekileştirmeye çalışanlara karşı hep birlikte dur dememiz gerektiğini düşündüm. Fırsatçılığa dur demek, ranta dur demek, Belediyenin imkanlarını halk yararına değil kendisi için kullananlara dur demek bizim için çok önemli.. Seçimleri kazansakta, kazanmasakta en büyük önceliğimiz ve en önemli projemiz Defne halkının örgütlü olmasını sağlamaktır. Bu yüzden yönetime geldiğimiz ilk günden itibaren tüm Defne’de Halk Meclislerini kuracağız. Halk meclisleri bu kentin yönetilmesinin yegane temsilcisi olacaktır. Yani Defnemizi sadece seçilen belediye başkanı değil halk yönetecektir. Mahalle mahalle, köy köy halkımız isteklerini tartışacak, ihtiyaçlarını konuşacak ve belediyede bu ihtiyaçları yerine getirmekle yükümlü olacaktır.Bizler gençlerimiz, kadınlarımız için iş imkanları yaratacağız, çocuklarımızın öğrenimlerine katkıda bulunabilmek için etüt merkezleri kuracağız, bir tiyatro salonu bile olmayan bu güzel Defne’ye kültür merkezleri inşa edeceğiz, festivaller düzenleyeceğiz, dilimize kültürümüze sahip çıkacağız. Direnişin simgesi olan Armutlu’yu, orada ödediğimiz bedelleri unutturmayacağız. Daha önce söylemiştim yine söylüyorum. 30 Mart’ta Defne Belediyesi koltuğuna tek başına Sevra Baklacı oturmayacak, halk oturacak bizim en büyük önceliğimiz ve en önemsediğimiz projemiz bu.

7-Partinizin Kürt meselesine bakışını Suriye deki gelişmeler ışığında bize değerlendirebilir misiniz?

Defne’den adaylığım sadece Defne’li olduğum burada doğup ,burada büyüdüğüm için değil. Defne çok önemli bir yer. AKP’nin Ortadoğu projelerinin direk olarak yansımasını gördüğümüz, savaşın, acının, etnik olarak ötekileştirmenin yaşandığı bir bölge. Benim aday olmamda tüm bunlara karşı bir duruşu temsil etme gayreti idi. Buradan hareketle benim ve partimin Kürt meselesine bakışını bu noktadan değerlendirmemiz gerekiyor. Suriye’de kanlı ve kirli bir savaş yürütülüyor. Bu savaş bölgede yaşayan bütün halkları bir şekilde etkiliyor. Ve bu etki maalesef emperyalizmin hüküm sürdüğü, halkların baskı altına alındığı ve açlığa,yoksulluğa, savaşa ve ölüme mahkum bırakıldığı bir etki. Biz bunun kökten olarak değişmesi gerektiğini düşünüyoruz, mücadelemizin temel eksenide bu. Sadece önemsediğimiz ve bu meselede öncelik gördüğümüz halkların değil, tüm dünya halkının emperyalizmin boyunduruğundan kurtulması için mücadele ediyoruz. Bunun için bir duruş sergiliyoruz, Kürt meselesine de bakış açımızı bu duruş açıklıyor. Barışın, kardeşliğin ve eşitliğin sesini yükseltmek bölgede ve dünyada antiemperyalizm vurgusunu dik bir duruşla sergilemek en çok önemsediğimiz noktalardan biri.

8-Defne ilçesinde adayları bulunan diğer SOL partilerle ortak bir cephede hareket edilemez miydi? Sol partilerden çok sayıda adayın varlığı hakkındaki görüşünüz nedir?

tkp-defne-adayi-sevra-baklaci-2

Ortak bir cephe ile seçimlere girmek, sesimizi ortaklaştırmak bizim için çok değerli. Bildiğiniz gibi Türkiye Komünist Partisi sadece bu seçimlere özgü değil, AKP’ye karşı sol ve sosyalist mücadeleyi ortaklaştırmak için birkaç yıl önce de bir cephe çağrısında bulunmuştu. Malesef bizim dışımızda ki kimi kaygılardan dolayı bu gerçekleşemedi. Seçimler için de benzer görüşme süreçleri yaşandı. Ama bizlerin Suriye’de yaşanan sürece dair sarsılmaz ilkelerimiz var, bu ilkelerde ortaklaşamadığımız sürece birliğin bize ve Defne halkına güç getirmeyeceğini de düşünüyoruz. Ama tekrar altını çizmek gerekirse Defne’de neredeyse tüm dost sol ve sosyalist partilerle benim adaylığımdan önce merkezi ve yerel olarak görüşmeler gerçekleşti. Ama bir ortaklaşma gerçekleşemedi. Defne’de barışın ve kardeşliğin sesini yükseltmek isteyen, Suriye Halkı’nın yanında olduğunu her noktada dile getiren bütün adaylar bizim rakibimiz değil, dostumuzdur. Ama bunun karşısında küçük oy hesapları ile asıl hedefimizi unutanları ise karşımıza almaktan asla çekinmiyoruz.

9-Defne halkına son olarak neler söylemek istersiniz?

Bizler yola çıkarken haklı olmak güçlü olmaktan daha önemli demiştik. Bunun hala en doğrusu olduğunu düşünüyoruz. Fakat şuan gördüğümüz şu ki; Defne halkı eşitliğin, kardeşliğin ve barışın sesini yükseltmek için bir irade koyuyor. Bizde bu iradeyi temsil edeceğimizi gösterebiliyoruz. Bu nedenle artık haklı olduğumuz kadar güçlüyüzde. Bu yüzden diyoruz ki; 30 Mart’ta sizleri yönetecek birini değil, sizleri temsil edebilecek bir adaya oy verin. Oylarınızı barışa ve kardeşliğe verin.

Son olarak şunu söylemek istiyorum; daha önce bir toplantıda da dile getirmiştim.Belediyecilik sadece yol yapmak, su getirmek değildir elbette, fakat daha önceki belediye başkanlarımızın yaptıkları yollar hep kendi arsalarına çıkıyordu, bizim Defne’de, Defne Halkı ile birlikte yapacağımız yolların hepsi devrime çıkacak.

Saygılarımla.

Share
#

SENDE YORUM YAZ

#

Tkp Defne Belediye Başkan Adayı : Sevra BAKLACI” için 3 Yorum

  1. Süleyman Tarafından diyor ki:

    Hel Devra Le Sevra…

    • Ahmet Tarafından diyor ki:

      Sello helkin :)

  2. Metin Tarafından diyor ki:

    Defne’de Sevra.